18 Nisan 2012 Çarşamba

Tırlı Rüya, Kamyon Yok

Dün akşam gördüğüm rüyayı şuan aklıma gelmişken unutmayayım diye buraya yazayım dedim. Belki paylaşırım.

Tır şoförlüğü teklifi alıyordum.
Aylık 15 milyardı ödeyeceklerini iddia ediyorlardı.
Tır teras kantinin önünde park edilmiş bir şekilde duruyordu.
Ben de normalde araba kullanmayı çok çok çok az bilmeme rağmen kabul ediyordum.
Çantamı ki çantasız gezmemem rüyama bile işlemiş, tırın içine bıraktım.
Hemen geleceğim diyerekten tırdan uzaklaştım.
Orada rüyam bitti.

Hazır buraya yazmışken yorumlayabilen varsa beri gelsin.

Bir de;



10 Nisan 2012 Salı

5'te 5

Bazı şarkıları çok seversin ki onun yüzünden güzelim albümü piç edersin.
Yapma.
Bir daha düşün.
Bugünün dersi bu.

Dersler ve hayatım için umutlu olmak ya da olmamak arasında gidip gelişim ışık hızını aştı.
Einstein söz sende.

Şu şarkının 1:56 ile 2:59 arasında kısmı için hayatımı verebilirim.


Evde tek başıma odaya çıktıktan sonra bile kulaklıksız müzik dinlememem kulaklıklara olan saygımdandır.




29 Mart 2012 Perşembe

Çocuklardan Nefret Ediyorum

Çocuk ağlayarak makineyi gösteriyordu. Annesi dediğini yapmayacağını söylemişti.
Ama çocuk son kozunu oynamamıştı.
Çocuk ninesini devreye soktu.
Makineye para atıldı. Rastgele bir şey aşağı indi. Çocuk ödülünü eline aldı.
Peki, Çocuk istediğini almış mıydı?
Hayır.
O meğerse istediği değilmiş.
Allah aşkına 4 yaşında çocuksun. Ne istediğini bilmiyorsun. Ama bu benim istediğim değil diyebiliyorsun.

Son sözümde yolda, belde çocukların en sevimli hallerini görüpte benim de çocuğum olsun diyenlere.
Siktirin gidin.

25 Mart 2012 Pazar

Küçük Bir Mola

Çalışma masam üzerindekiler;

Bir şişe Kolonya
Bir adet Hırgür
Bir adet Pırlanta Ölçüler 2
Bir adet Bir Dinozorun Anıları
Bir adet Netbook
Bir adet Mart Ayı Oyun Düzeni
Bir adet içi boş Küllük
Bir adet Pilot Kalem
Bir adet Thomas Calculus
Bir çok adet Uykusuz/Penguen
Bir rulo Tuvalet Kağıdı(!)
Bir adet Bantlı Oyun Kolu
Bir adet 10 tl Avea Kartı
2 adet Bilgisayar Faresi
Bir koçak Yaz-Boz
Bir adet Çakı
Bir adet Baba Telefonu
2 adet Defter
Ve bir adet Dersten Canı Sıkılan Ahmet.


8 Mart 2012 Perşembe

İnternetsizlik Başa Bela

Önceleri seviniyorsunuz.


Sonraları neden olmadığını kendinize soruyorsunuz.


Sonra bu sorular başkalarına yöneliyor.


Sonra Monopoly oyunu var. Sabahlara kadar oynanan.


Ara ara İnternet'e ulaşan göçler, yurt kaçamakları.


Sonra ortaya bu çıkıyor.








27 Aralık 2011 Salı

Pişmaniye Yemek Sanattır

Önce gözüne kestirirsin.


Yavaşça elini uzatırsın.


Parmaklarınla hissedersin.


Bir bütünü iki parmağının arasına alırsın.


Ağzını çok geniş açarsın.


Elini ağzına yaklaştırırsın.


Pişmaniyeyi ağzına yerleştirirsin.


Püf nokta ağzı kapatabilmek!


Kapattıktan sonra, Let the tükürük bezleri work.



Son olarak, I Love Disiplin Kurulu.




12 Aralık 2011 Pazartesi

Altı Çizili Yazıyı Çok Severim

Altı çizgili blog yazısı görmek herkese nasip olmayabilir.

Okulda yine devamsızlık yüzünden aldığım o mükemmel notlar heba olacak ya onadır üzüntüm.

Evimin Tem manzaralı olması zaman zaman beni korkutuyor.

Plansız yaşamak o kadar kanıma girmiş ki insanlara bir saat sonrasına söz veremiyorum, hayır işim olmasa bile söz veremiyorum. Bir tek Avaz'ın toplantıları ve eğer katılmazsam Zek'in beni kesinlikle öldüreceğini bildiğim Taşoda'yı aksatamıyorum.

30'umdan sonrasını göremeyeceğim düşüncesi bana hem bir yaşama sevinci hem de yaşamama sevinci veriyor.

IAMX'e param olmadığı zamanlarda Türkiye'ye geldiği için hala kızgınım, elim genişlediği zaman kefen parası mahiyetinde IAMX konser parası yapacağım. 

Bilgisayarımın şuanda şarjı bitiyor ama üşeniyorum yan odadan fişini almaya.

Oooo iyice arkadaşımla konuşuyoruma döndü.

Buraya kadar okuduysanız zaten arkadaş olduğumuzu farz edebilirim sanırsam.

Bir köpeğe ters bir bakış attığımdan dolayı karşılıklı kovalaştık.